×

logo

Böbrek Hastalarında Depresyon

Yeni bir yaşama düzenine uyum sağlamak (diyaliz tedavisi görmek, ilaçlar almak ve farklı bir beslenme düzenine girmek) zor ve rahatsız edici olabilir. Diyaliz hastalarının çoğu kendilerini moralsiz, hatta mahzun hissederler. Böyle zamanlarda kendinize özen göstermeniz çok önemlidir. Bu ise doğru beslenme, egzersiz yapma ve yeterli uyku anlamına gelir. İçinde bulunduğunuz olumsuz ruh durumunu aşmak için sevdiklerinizle bir arada bulunmaya, hoşunuza giden şeyleri yapmaya çaba göstermelisiniz. Her gün için yapacağınız değişik bir etkinlik tasarlayın.

Bunun öyle büyük bir iş olması gerekmez: Müzik dinleyin, ev hayvanlarıyla oynayın, bahçe işleriyle uğraşın, bir çocuğa gülümseyin, bir arkadaşınızı ziyaret edin... En iyi arkadaşınız bu durumda olsaydı ona ne yapmasını önerirdiniz? Kendinizin "en iyi arkadaşı" olun. Duygularını öğrenebilmeniz için başka hastalarla konuşmak size ferahlatıcı gelebilir. Diyaliz hastaları için destek grubu toplantıları konusunda çevrenizdeki Böbrek Vakfı'nı arayın. Kimi zaman, hiçbir şeyin "sıkıntıları gidermeye" yaramadığını düşünebilirsiniz. Eğer bu mutsuzluk duygusunu iki haftadan uzun sürerse depresyon denen bir hastalığa yakalanmış olabilirsiniz.

Depresyon, aşırı bir moralsizliğe kapılmanıza ve kendinizi sinirli, çaresiz, mutsuz hissetmenize yol açabilir. Bu durum, sıradan bir günün verdiği sıkıntıdan çok farklıdır. Depresyon, tedavisi olan bir hastalıktır.

Eğer kendinizde aşağıdaki belirtilerden en az dördü varsa doktorunuzdan size bir psikiyatri uzmanı önermesini isteyin:

• Belirgin bir iştah değişikliği ve dikkat çekecek ölçüde kilo alma ya da kilo kaybı

• Uyku düzeninde belirgin bir değişme (çok az ya da fazla uyuma)

• Önceden zevk alınan etkinliklere yönelik ilgi ya da memnunluk duygusunun kaybı

• İki tedavi seansı arasında enerji kaybı

• Sürekli bir umutsuzluk duygusu

• İfade edilemeyen kızgınlık ya da gereksiz suçluluk duyguları

• Dikkat toparlayamama ya da düşünememe

• Tekrarlayan ölüm ya da intihar fikirleri

Yetenekli bir uzman, yaşamınızı mahvetmeniz ya da ondan kaçmaya çalışmanız yerine, yaşamaktan imkanlarınız çerçevesinde zevk almanızı ve rahatlamanızı sağlayabilir. Tedaviye katılın kendinizi tedavi programınızın bir parçası olarak kabul edin. Yaşamınız üzerinde bu yolla oluşturacağınız denetim, hastalığınıza uyum sağlamada anlamlı bir etken olacaktır. Diyaliz hastaları, beslenme düzenleri ve sıvı alımı konularında getirilen sınırlamaların karşılaştıkları en önemli kısıtlamalar olduğunu hep söylerler. Yeni bir yeme-içme alışkanlığı oluşturmaya çalışmanız geçiş sürecini rahatlatacak, hastalığınızın geleceğine ilişkin tahminleri kolaylaştıracak ve hem aileniz hem de sizin için daha olumlu bir yaşama ortamı yaratmanıza yardımcı olacaktır.

<